IELTS Speaking soru tipleri

Speaking sınavında daha akıcı konuşmanız için ipuçları

by IDP IELTS — Eylül 11th, 2020

IELTS’E hazırlanırken, işlevsel bir dil öğrenmeniz ve sınav gününde doğal olarak kullanabilmeniz gerekir. IELTS Speaking sınavında hangi cümleleri ve dili kullanacağınızı öğrenin.

Kelime gruplarını ve bağlayıcı kelimeleri öğrenerek IELTS Speaking sınavına hazırlanmak genellikle sınava hazırlananların attığı ilk adımdır. Cümleleri öğrenmek ve bunları uygun şekilde kullanmak, daha iyi bir performansın anahtarı ve bir dil öğrenmenin hayati bir parçasıdır. Bununla birlikte, yazılı cevapları ezberlememelisiniz, bunun yerine, çeşitli ortak konular hakkında konuşmanıza yardımcı olacak işlevsel bir dil öğrenmeli ve pratik yapmalısınız.

Bu yazıda, IELTS Speaking sınavında soruları yanıtlarken kullanabileceğiniz ifadelere göz atacağız.

İşlevsel dil nedir?

İşlevsel dil, bir dil işlevini ifade etmek için kullandığımız kelimeleri ve cümleleri ifade eder. Örneğin, üzüntüyü ifade etmek istiyorsanız, cümlenize başlamak için ‘unfortunately’ zarfını kullanabilirsiniz, benzer şekilde, fikrinizi ifade etmek istiyorsanız, ‘I personally feel that…’ kalıbını kullanabilirsiniz.

İşlevsel dil, tartıştığınız bir konuyla ilgili düşüncelerinizi ve fikirlerinizi iletmenize ve düzenlemenize ve belirli bir konu hakkında nasıl hissettiğinizi anlatmanıza yardımcı olur. Bu, IELTS Speaking sınavında daha akıcı, tutarlı ve dolayısıyla daha doğal bir performans sergilemenize yardımcı olur.

Kişisel deneyimler hakkında konuşmak

Speaking sınavının birinci bölümünde, kendiniz, nerede yaşadığınız, ne yaptığınız gibi bir dizi tanıdık konu hakkında konuşma şansına sahip olacaksınız. Buna ek olarak sınavın ikinci bölümünde kişisel deneyimlerinize de dayanacak bir konu hakkında 1-2 dakika konuşmanız istenecektir. Muhtemelen birinci bölümdeki soruları cevaplamakta zorlanmayacaksınız, ancak kişisel deneyimlerinizi sunarken dilinizi değiştirmeniz çok önemlidir. İşte ikinci bölümde kullanabileceğiniz ifadelerden bazıları:

  • I once…
  • I remember when…
  • Back when I was…
  • I don’t remember exactly when, but…
  • (Just) the other day…
  • In my childhood…
Fikir vermek

IELTS Speaking sınavı boyunca, bir konuda kişisel görüşünüzü verirken birkaç cümle kullanmanız beklenir. Aşağıdaki seçenekler, aşırı kullanılan ‘I think’ ifadesinden kaçınmanıza ve kişisel görüşlerinizi ifade ederken sınav görevlisine esnekliğinizi göstermenize yardımcı olabilir:

  • I believe…
  • In my opinion…
  • It seems to me that…
  • From my perspective…
  • As I see it…

Belirli bir konu hakkında çok güçlü fikirleriniz zamanlar olabilir. Bu gibi durumlarda, aşağıdaki gibi ifadeler kullanabilirsiniz:

  • I’m convinced that…
  • I’m certain that…
  • I’m sure that…
  • I know for a fact that…
  • There’s no way that…
Tahminde bulunmak ve gelecek hakkında konuşmak

IELTS Speaking sınavının ikinci ve üçüncü bölümlerinde, sınav görevlisi sizden gelecek hakkında konuşmanızı ve olasılıkları ifade etmenizi isteyebilir. Tahmin yürütme, bir konuyla ilgili herhangi bir deneyiminiz veya görüşünüz olmadığında da kullanabileceğiniz bir tekniktir. Gelecek hakkında tahminde bulunmak ve konuşmak için kullanabileceğiniz bazı ifadelere bakalım:

  • I’d say…
  • I guess…
  • Perhaps / Maybe…
  • It’s possible…
  • I would imagine that…
  • Well, if I think about…
  • It might/may…
Katılmak ya da katılmamak

IELTS Speaking sınavının üçüncü bölümünde konuyu ikinci bölümden daha ayrıntılı olarak tartışmanız istenecektir. Burada bir ifadeye katılıp katılmadığınız sorulabilir. İki yönlü bir tartışmanın bir parçası olarak dilin çeşitliliğini ve kontrolünü göstermek için bu fırsatı değerlendirin. Bunun için aşağıdaki ifadeleri kullanabilirsiniz:

Katıldığınızı belirtmek için;

  • Yes, absolutely.
  • Absolutely, I wholeheartedly agree with that.
  • You’re absolutely right.
  • No doubt about it.
  • You have a point there.

Katılmadığınızı belirtmek için;

  • I’m afraid I disagree.
  • That’s not always the case.
  • That’s not always true.
  • I’m not so sure about that.
  • I don’t think so.

 Kararsız kaldığınızda;

  • Well, I can see both sides.
  • I’m not sure if I agree or disagree with this.
  • Both sides have advantages, but I think the advantages outweigh the disadvantages.
Karşılaştırma yapmak

Speaking sınavınız boyunca insanları, deneyimleri, yerleri veya şeyleri karşılaştırmanız istenecektir. Başarıyla bunu yapmak için, gibi karşılaştırmalı yapıların (örneğin than, more important than, better than) nasıl kullanılacağını bilmeniz gerekir. Ayrıca, açıklamalarınızda daha doğru olmanızı sağlayacak zarfları kullanarak bir adım daha ileri gidebilirsiniz (örneğin, a bit further than, significantly higher than, far more interesting than). Karşılaştırma yapmak için kullanabileceğiniz aşağıdaki ifadelere bakın:

Küçük farklılıkları ya da fark olmadığını açıklamak için;

  • as + adjective + as

‘Studying Engineering is not as difficult as I thought it would be.’

  • same + noun + as

‘We bought an apartment in the city for the same price as our previous house.’

  • similar to

‘I’m very similar to my best friend in many aspects.’

  • much the same

‘All language schools in the area are much the same.’

Büyük farkları açıklarken;

  • no comparison

‘There’s no comparison. Online shopping is far more convenient than in-store shopping.’

Karşılaştırma yaparken

  • compared to

‘Dogs are so much friendlier compared to cats.’

  • in contrast to

‘Living in the city has many advantages in contrast to living in the countryside.’

Sınav görevlisine anlamadığınızı belirtmek

Son olarak, Speaking sınavında bir soruyu anlamadığınızda kullanabileceğiniz bazı ifadelere ve sorulara bakalım. Yüz yüze Konuşma sınavında, sınav görevlisi en iyi performansınızı göstermenize yardımcı olmak için her zaman yanınızdadır, bu nedenle bir kelimeyi veya soruyu anlamıyorsanız, sınav görevlisine sormaktan çekinmeyin. Bunu yapmak için şağıdaki ifadeleri kullanabilirsiniz:

  • Could you repeat that, please?
  • Could you say that again?
  • Sorry, I didn’t catch that.
  • Sorry, I didn’t understand the question.

Speaking sınavının üçüncü bölümünde sınav görevlisinden soruyu farklı bir şekilde ifade etmesini de isteyebilirsiniz:

  • Could you rephrase that, please?
  • Could you explain the question, please?
  • Would you mind explaining what you mean by?

Dili işlevsel şekilde kullanarak kendinizi çok daha net bir şekilde ifade edebilirsiniz, bu da sınavınızda daha iyi bir performans sergilemenize yardımcı olacaktır. Bu ifadelerden bazılarını cevaplarınıza ekleyerek, yüksek bir skor almanıza yardımcı olacak bilgiye sahip olduğunuzu göstermeyi unutmayın!

Sınav kaydınızı oluşturun                                          Örnek sorulara göz atın