COVID-19 ve IELTS

COVID-19 ve IELTS

by IDP IELTS — Ağustos 18th, 2020

Covid-19 yalnızca çalışma, öğrenme ve iletişim şeklimizi değil, aynı zamanda günlük hayatta kullandığımız dili de değiştiriyor. Covid-19 ile hayatımıza giren kavramları ve bunları IELTS sınavında nasıl kullanabileceğimizi öğrenelim.

Artık hepimiz COVID-19 dünyasında yaşıyoruz ve bu pandeminin hayatlarımızı nasıl etkilediğinin farkındayız. Olumlu yönünden bakacak olursak, kelime dağarcığımıza düzinelerce yeni kelime eklememiz, başka bir deyişle, ‘pandemi’ dilini kullanarak nasıl iletişim kuracağımızı öğrenmiş olduk.

IELTS sınavına hazırlanırken, günlük hayatımızla ilgili kelimeleri öğreniriz, böylece ne yaptığımızı veya neyi sevdiğimizi anlatabilir ve diğer genel konuları tartışabiliriz. Pandemi dilini anlayıp kullanabilmek, fikirlerinizi ve duygularınızı doğru bir şekilde iletebileceğiniz, haberlerde ve sosyal medyada duyduklarınızı ve okuduklarınızı anlayabileceğiniz anlamına gelir.

Bu yazıda, kendinizden emin ve doğru bir şekilde kullanabilmeniz için düzenli olarak duyduğumuz ve gördüğümüz bazı terimleri öğrenelim.

COVID iletişimi

Yüz yüze iletişimden kaçındığımız ve bunun yerine dijital iletişime muhtaç olduğumuz için son birkaç ayda iletişim şeklimiz değişti. Hepimiz, iş ve kişisel amaçlarla iletişim kurmak için sosyal medya platformlarını ve internet tabanlı bir dizi video konferans aracını kullanma konusunda uzman olduk.

Aşağıdaki tablolarda kullandığımız terimleri ve bunları nasıl kullandığımıza dair örnekleri görebilirsiniz.

Kelime
Tanım
Örnek
Zoom (v/n) Video konferans platformu ‘I’ll see you on Zoom later.’
ping(v) Aramak/mesaj atmak/iletişime geçmek ‘I’ll ping you later on.’
Skype (v/n) Mesaj/video platformu ‘I tried to Skype you.’
lag (v/n) Gecikme ‘The lag meant I couldn’t hear you.’
drop out (ph v) Bağlantı kopması ‘What..? You dropped out.’
speed test (n) İnternet hızını gösteren test ‘The speed test showed my upload was only 1Mb.’
WFH (abbr.) Evden çalışma ‘My WFH days might change.’
screen share (v) Başkasının sizin ekranınızı görmesine izin verme / ekran paylaşımı “Can you screen share?’
chat (v/n) Mesaj yazmak “I can’t see my chat box.’

Son aylarda ‘eşi görülmemiş zamanlar’ ya da ‘unprecedented times’ terimini duymuş olabilirsiniz. Bu sıfat, daha önce hiç yaşamadığımız bir durumu veya olayı tanımlamak için kullanılır. Bu salgın, daha önce hiç yaşamadığımız bir durumdu, bu nedenle eşi benzeri görülmemiş bir durum olarak anılır.

COVID-19’dan önceki hayatımız ve gelecekte neler yapabileceğimiz hakkında konuşurken aşağıdaki sözcükleri ve cümleleri pandemi öncesinde, sırasında ve umarız sonraki yaşamımızı tanımlamak için belirli zaman işaretleri olarak kullanabiliriz.

Kelime
Tanım
Örnek
unprecedented times (adj) Eşi görülmemiş zamanlar ‘We must pull together in these unprecedented times.’
pre-COVID (adv) COVID-19’dan önce ‘Well, pre-COVID, my plan was to go to Australia.’
post-COVID (adv) COVID-19’dan sonra ‘I can’t wait till post-COVID to travel.’
lockdown (n) Sokağa çıkma kısıtlaması ‘We can’t go out, we are still in lockdown.’
quarantine (n/v) Karantina ‘I had to quarantine when I returned from overseas.’
‘iso’ isolation (n) izolasyon, yalnız kalma ‘I’m in isolation for the next 2 weeks!’
self-isolate (v) gönüllü izolasyon ‘I will self-isolate so I don’t infect anyone.’

Haberleri dinlediğimizde daha önce duymadığımız bazı yeni terimler duyuyoruz ve bunlar hızla günlük dilimizin bir parçası haline geliyor.

Kelime
Tanım
Örnek 
elbow-bump (v) Dirsekleri çarptırarak tokalaşma ‘The politicians elbow bumped before starting the meeting.’
PPE (abbr.) Kişisel Koruyucu Ekipman ‘In some countries there is a shortage of PPE.’
Social distancing (v/n) Bir insandan belli bir mesafede durmak ‘They are not social distancing.’
hand sanitiser (n) Kimyasal el temizleyici ‘There was no hand sanitiser in the office.’
hoard (v) Bir üründen çok fazla satın almak ‘People are hoarding toilet paper.’
panic shopping (n) İhtiyaç olmadığı halde fazladan ürün almak ‘Everyone is panic shopping.’
moratorium (n) Bankaların ödemeleri askıya alması ‘Our bank has a moratorium so we don’t have to pay our mortgage payments.’

Ülkemizde salgını tanımlamak için her gün kullanılan sağlıkla ilgili dilin de farkındayız. Virüsün yayılmasını engellemek için sağlık görevlilerinin bize verdiği yönergelere uyduğumuzdan emin olmak için bu şartları anlamamız önemlidir. Özellikle  İngilizce konuşulan bir ülkede yaşıyorsak, bu dili anlamak bir ölüm kalım meselesidir.

Kelime
Tanım
Örnek
outbreak (n) Ani gelişen olay ‘The COVID-19 outbreak took us all by surprise.’
spread (v/n) Geniş bir alanı kaplamak ‘We have to deal with the spread of infection quickly.’
confirm (v) Pozitif çıkan Covid test sonucu ‘It’s confirmed, I have COVID!’
symptom (n) Hasta olduğunu gösteren belirtiler ‘The symptoms were quite noticeable. she was coughing and had a fever.’
case (n) Covid vakaları ‘There were 60 more cases today.’
community transfer (n) Kimden bulaştığı bilinmeyen enfeksiyon ‘Most cases are from community transfer.’
asymptomatic (adj) Covid pozitif olup belirti göstermeyen ‘He was asymptomatic, so we didn’t know he had it.’

COVID-19 ve IELTS

Başkalarıyla sohbet ettiğimizde, çevremizde neler olup bittiğinden bahsediyoruz, bu nedenle COVID-19 ve sahip olduğu küresel etki hayatımızda ön planda.

IELTS Speaking sınavında, boş zamanlarınızda yapmayı sevdiğiniz şeyler sorulabilir, bu COVID öncesi yapmayı sevdiğiniz bir şey olabilir veya belki de karantinadayken yapmayı öğrendiğiniz bir şey olabilir. Turizm konusunu tartışmanız gerekebilir ve bunu yaparken, sosyal mesafeden dolayı sınırlar kapalı olduğu için bunun turizm sektörünü olumsuz etkilediğini söyleyebilirsiniz. Hatta çevreyi tartışırken, dünyamızın daha temiz bir yer haline geldiğinden bahsedebilirsiniz, çünkü çok fazla araba kullanmıyoruz veya seyahat etmiyoruz, bu yüzden kirlilik seviyesi düşüyor. Sağlık hakkında konuşmak zorunda kalırsanız, hastalıkları anlamak ve enfeksiyonu önlemek açısından okullar ve topluluklar için iletişim ve eğitimin ne kadar önemli olduğu hakkında yorum yapabileceksiniz. Speaking sınavının 3. Bölümünde gelecek hakkında yorum yapmanız da istenebilir, bu nedenle COVID-19’un küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinden tekrar bahsedebilirsiniz.

IELTS sınavlarında koronavirüse karşı alınan tedbirler

Sınav kaydınızı oluşturun